Doğanın eşsiz bir harikası olan bal; bal arılarının çiçek nektarlarını veya bitkilerin üzerinde yaşayan bazı canlıların salgılarını topladıktan sonra, kendilerine özgü maddelerle karıştırarak değişikliğe uğratıp bal peteklerine depoladıkları tatlı bir gıda maddesidir.Ateşi bulan nasıl meçhul ise, çalışkan arıların emeği olan balı bulan da öylesine meçhuldür. İspanya’da Valencia’da Arana mağarasının duvarlarına onaltıbin yıl önce kazınmış primitif resimde bal toplayan kız, bize balın, geçmişin karanlığında bile fark edilebilen bir hazine olduğunu göstermektedir. Tıbbın babası Hippokrates’in hava ve suya eşdeğer kabul ettiği bal, tarih boyunca gerek içilerek, gerek yenilerek, gerekse tene sürülerek tüketilmektedir. Doğa harikası olan balı yemek, sadece damak zevki olmayıp içerdiği asit, polen ve minerallerden dolayı kolay sindirilebilen şifalı ve besleyici bir besin kaynağıdır.
BAL VE SAĞLIMIZ
Bal sofralarımızın, özellikle de kahvaltı masalarının en lezzetli yiyeceklerinden biridir. Ancak birçoğumuz, balı sadece lezzetiyle tanıyoruz. Onun, ne denli yaralı bir gıda olduğunun farkında bile değiliz. Oysa bal, ekolojik olduğu kadar etkili, doğal olduğu kadar işlenerek hazırlanmış bir gıda. Bu altın renkli dostun temelinde, arıların çiçekten çiçeğe dolaşıp, onların nektarlarını emerek ortaya koydukları yoğun bir çalışma vardır.
BAL’DA ÖNEMLİ GERÇEKLER
Dünyanın 4. büyük arıcılığına sahip ülkemizde; özellikle doğu bölgelerimizde iklim ve coğrafi avantajlar sebebiyle hem doğal hem çok kaliteli hem de insanlara şifa olabilecek bal üretimi yapılabilmektedir. Ancak ülkemizde bal tadında olup da bal adı altında satılan ürünlerde bulunmaktadır. Sahte bal diye adlandırılan bu ürünlerin bazıları yüksek fruktozlu mısır şurubu ile bazıları da glikoz ve bal esansı ile yapılmaktadır.BAL gibi saf ve sağlık deposu olan bir ürünün kovandan çıktığı gibi doğal, hijyenik, denetimli koşullarda ve ileri teknoloji ile donatılmış tam donanımlı laboratuarlarda analizleri yapılarak tüketiciye ulaşması gerekmektedir. Bu noktada tüketicilerimizin gerçek balı ayırt edebilmesi için almış olduğu ürünün; etiket bilgilerine, T.K.B.’nin üretim izinlerine, TSE, ISO 22000, BRC gibi kalite belgelerinin varlığına dikkat etmeli ve tükettiği her kaşık balda; baldaki nefis reyhayı hissetmelidir.
ARILAR HAKKINDA BİLMEDİKLERİMİZ
Hayvanlar arasında en çarpıcı mühendislik ve mimarlık bilgisine sahip, sosyal hayatları en farklı canlılar, arılardır. Koloniler içinde yaşayan arıların bir kolonisinde, bir kraliçe arı, birkaç yüz erkek arı ve 10 binle 80 bin arasında değişen işçi arı bulunur. İşçi arılar ve kraliçe arı dişidir. Kraliçe arı, dişi arıların en büyüğüdür.
Bal arılarının, 1 KG. bal üretebilmek için 4.5 milyon çiçeğe konmaları gerekmektedir.
Bir kovan arı 1 KG. bal için 176 KM kadar uçar.
Bir işçi arı hayatı boyunca 1/12 çay kaşığı kadar bal yapabiliyor.
Bir bal arısı yaklaşık olarak saatte 24 KM hızla uçabiliyor.
Bir arının dünyanın etrafında dolaşabilmesi için 2 yemek kaşığı bala ihtiyacı vardır.
Bir bal arısı her bir seferlik polen toplama gezisinde 50-100 çiçeği ziyaret eder.
Arılar birbirleri ile dans ederek iletişim kuruyorlar. Bir bal arısı dans ederek diğer bir bal arısına nektarın ve polenin nerede olduğunu işaret ediyor. Dans; yönü ve uzaklığı anlatmaya yardımcı oluyor.
Bal arıları dakikada 11400 kez kanat çırpar ve buna vızıltı sesinin sebebidir.