
1979 yılında Süleyman Sezen’in öncülüğünde Adana’nın Kozan ilçesinde başlayan bu serüven, doğayla kurulan samimi bir bağın ve arıcılığa adanmış bir hayatın ürünüdür.
Toroslar’ın eteklerinde, Anavarza Antik Kenti’nin binlerce yıllık sessizliğine komşu olan bu bereketli coğrafya, Sezen Ailesi için sadece bir yurt olmanın ötesinde, bir misyonun da merkezidir. Anavarza Bal ismini, bölgenin kültürel simgesi olan Anavarza Antik Kenti’nden alır. Bu isim, tarih ve doğanın benzersiz uyumunu simgelerken, markanın köklerini ve aidiyetini de gururla yansıtır. Sezen Ailesi nesillerdir bu topraklarda yaşamakta, bölge arıcısını, çiçek florasını ve doğanın ritmini en iyi bilenlerden biri olarak arıcılığı işlerinin tam kalbine yerleştirmiştir.
Bu topraklarda arıcılar gezici arıcılık yapar; arıların konakladığı her bölge, bitki çeşitliliği açısından son derece zengindir. Bu doğal avantaj, Anavarza Bal’a yalnızca yüksek kalite değil, aynı zamanda eşsiz bir lezzet derinliği kazandırır. Ürünlerimizin büyük bir kısmı yerel kaynaklardan temin edilir, böylece hem yerel kalkınmaya katkı sağlanır hem de sürdürülebilir bir tedarik modeli korunur.
Bugün Anavarza Bal, ulusal çapta tanınan, uluslararası kalite belgeleriyle donatılmış, çevreye duyarlı üretim anlayışıyla öne çıkan bir marka haline gelmiştir. Kozan’da yer alan bal tesisimiz, altyapı ve kapasite açısından dünyanın ilk 10 bal tesisi arasında gösterilecek niteliktedir. BRC Global Standart Grand A, TSE gibi prestijli belgelerimiz ise bu kalite anlayışının somut kanıtlarıdır.
Her kavanoz balda, sadece lezzet değil; binlerce yıllık bir kültür, doğaya duyulan derin saygı ve bir ailenin kuşaklar boyu süren emeği vardır.
Bugün ilk günkü tutkuyla, ama daha büyük bir sorumlulukla Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara konuk oluyoruz.
Çünkü doğamızda lezzet var.